10 Ekim 2015 Cumartesi

Alev Kuşu Epos - Adam Blade


Hikaye yolda, ormanda ve bir mağarada geçiyor.

Hikayenin Kahramanları,

  • Tom,
  • Elenna,
  • Alev Kuşu Epos,
  • Aduro,
  • Owen,


Owen kaybolduğunu düşünüyordu. İzlediği tünel karanlık bir mağaraya çıkıyordu. Owen, dışarıda oynarken bu mağaranın içinden gelen sesleri duyduğu için mağaraya girmişti ve kaybolmuştu. Mağaradan sesler gelmeye devam ediyordu. Owen mağaraya bir hayvanın girdiğini düşündü. İzlediği yolu takip etmeye devam etti. Owen birden önünde bir şey hissetti. Bir anda, önünden bir çığlık sesi yükseldi. Owen daha dikkatli baktığında bunun bir ejderha olduğunu gördü. Canavar Owen'a saldırdığında Owen kendini yere attı.

Tom ve Elenna yeni yenmiş oldukları Kar Canavarı Nanuk'tan bahsediyorlardı. Aduro onlara yeni görevlerinin Alev Kuşu Epos'u yenmek olacağını söylemişti. Tom ne kadar yollarının kaldığına bakmak için Büyücü Aduro'nun onlara verdiği sihirli haritayı açtı. Haritanın üzerinde yeşil bir yol belirmişti. Tom ve Elenna bu yolu takip edeceklerdi.

Tom ve Elenna Korku Ormanı'na varmak üzerelerdi. Korku Ormanı'na geldiklerinde, Epos'u arıyorlardı. Ormanın içinde ilerliyorlardı. Tom ve Elenna yanardağa doğru gittiler. Yanardağ tehlikeli gözüküyordu. Bir anda yukarılardan bir kuş sesi geldi; fakat bu kuş sesi çok değişikti. Tom ve Elenna yukarı baktıklarında Epos'un geldiğini gördüler.

Epos aşağıya indi ve Tom'a saldırmaya hazırlandı. Epos, Tom'a alev püskürttü. Tom kalkanıyla kendini korudu ama Epos gidince bayıldı; çünkü çok zorlanmıştı. O sırada oradan geçen dört adam onları gördü. Tom'u kaldırdılar ve ileride görünen bir köye doğru götürdüler. Elenna adamların Tom'a yardım etmek istediğini anlamıştı. O da adamları takip etti.

Köye geldiklerinde Tom uyanmıştı. Tom en son bayıldığını hatırlıyordu. Şu anda bir yatakta yatıyordu. Kalkınca köylüler bir araya gelip bir mağaraya doğru koşmaya başladılar. Tom ve Elenna, Fırtına ve Gümüş'ü alıp köylüleri takip ettiler. Mağaraya girdiler ve ilerlemeye başladılar ama bir süre sonra önlerinin kapalı olduğunu öğrendiler. Taşların arasından bir ses geliyordu.

Tom kılıcıyla kayaları diğer tarafa attı ve o sırada taşların arkasından bir adam düştü. Tom adamı kaldırdı. Karşılarında başka bir yol vardı. Gördükleri adam o yoldan geldiğine göre, çıkış karşılarındaydı. Yolu takip etmeye devam ettiler. Çıkışa gelmişlerdi. O sırada Tom bir eldiven buldu ve mağaradan dışarı çıktılar.

Tom eldiveni Fırtına'nın çantasına koydu. Önlerinde yanardağ vardı ve yanardağ patlamıştı. Yanardağ'dan lavlar akıyordu. Tom ve Elenna yanardağa doğru gitmeye başladılar. Çünkü Epos'u yanardağda bulacaklardı. Yanardağa geldiklerinde Elenna Epos'u gördü ve ona bir ok attı ama ok Epos'a değmeden lavların içine düştü. Elenna okunun yanmasına üzülmüştü.

Elenna bir tane daha ok attı. Ok bu sefer Epos'un başını sıyırmıştı. Elenna'nın attığı ikinci ok da lavlara düşmüştü. Gümüş kuşun ardından havlamaya başladı. Tom ve Elenna yanardağa nasıl çıkacaklarını düşünüyorlardı. Tom, kalkanının üstüne atlayıp, lavlarla birlikte, karşılarındaki kıyıya ulaştı. Kalkanındaki Tagus ve Ferno'nun tılsımı Tom'a yardım etmişti.

O sırada Epos, gelip Tom'un kalkanını aldı. Tom kalkanını almaya çalışıyordu ama bir türlü başaramadı. Bir anda karşısında bir adam belirdi. Tom, kekeleyerek adama sordu; "Se se se sen de kimsin?" dedi. Karşısındaki adam cevapladı; "Ben, Malvel'im" dedi. Tom, kılıcını çekip, Malvel'e doğru savurdu ama Malvel'e hiçbir şey olmadı. O sırada Malvel yok oldu ve Tom bir anda düşmeye başladı.Tom yere çakılmasına saniyeler kala gözlerini kapattı ama Epos bulutların arasından uçarak Tom'u yakalamayı başardı.

Epos, Tom'u yanardağa doğru götürüyordu ve sonra Tom'u yanardağın içine doğru attı. Tom çevik bir hareketle bir kaya'ya tutundu ve kendisini yukarıya doğru çekti. Neredeyse, yanardağın içine düşecekti. Elenna, Fırtına ve Gümüş, Tom'u aşağıda bekliyorlardı. Alev Kuşu Epos, bir anda Tom'u gagası ile yakaladı ve yere düşürdü. Epos, Tom'un üstüne indi ve pençelerini Tom'un göğsüne doğru bastırdı.

Tom bir anda, Epos'un ayağındaki yüzüğü fark etti ve eliyle yüzüğü çıkardı. Epos o anda Tom'u bıraktı ve doğruca Malvel'e saldırdı. Epos, Malvel'i yanardağın içine attı. O sırada Malvel yok oldu. Bir anda yer sarsıldı ve Tom yanardağın patlayacağını anladı ve ayakkabısını çıkarıp kayalara vurmaya başladı. Kayalarla volkanı kapatmayı planlıyordu ama volkandan yükselen dumanlar, Tom'un nefesinin kesilmesine neden oldu.

Tom elindeki ayakkabıyı hissetmemeye başladığını anladı. Umudu tükenmişti. O sırada üstünde uçan Epos'u gördü. Epos'un gözleri artık sarıydı ve Tom'a yardım etmeye gelmişti. Sonunda, kayaları volkana devirebilmişlerdi ama kayalar Epos'u da volkanın içine sürüklemişti. Tom "Epos" diye bağırdı. O sırada Aduro, Tom'un yanında belirdi ve bir büyü yaparak Epos'u kayaların altından kurtardı.

O anda Epos, havaya doğru uçup, daireler çizmeye başladı. Aduro, Tom, Elenna, Gümüş ve Fırtına'yı Kral Hugo'nun sarayına ışınladı. Tom vücudunun sarsıldığını hissediyordu ve bir anda kendini Kral Hugo'nun sarayında buldu ve Kral, Tom'a çok teşekkür etti. Tom da yeni görevine hazırlandı.


SON


Ali Toprak Dalkıran, bu hikayeden bir işi başarmak için birazcık direnmenin gerektiğini öğrendi.























6 Ekim 2015 Salı

Kar Canavarı Nanuk (Adam Blade)



Hikaye, yolda, karın içinde ve kasabada geçiyor.

Hikayenin kahramanları :
  • Tom,
  • Elenna,
  • Elenna'nın kurdu Gümüş,
  • Tom'un atı Fırtına,
  • Kar Canavarı Nanuk,
  • Belediye Başkanı
  • Aduro,
  • Albin,
Albin, arkadaşları ile maç yapıyordu. Hiç gol atamamışlardı ve rakip takım onları yeniyordu. Albin, sonunda bir gol attı ve çok rahatladı. Ama top arkadaki büyük dağlara gitmişti. Arkadaşları topu Albin attığı için onun almasını istemişlerdi. Albin dağlara doğru ilerledi. Topu görmüştü. Onu tam alacaktı ki etrafının bir anda karardığını gördü. Arkasına baktığında dev bir kar canavarı karşısındaydı. Çığlık attı ve oradan kaçmaya başladı ama kaçamadan canavar onu yakaladı.

Tom ve Elenna, donmuş ovalara doğru gidiyorlardı. Donmuş ovalara geldiklerinde üşümeye başlamışlardı. Donmuş ovalar o kadar soğuktu ki, insanı donduruyordu. Tom donmuş ovalarda Kar Canavarı Nanuk'u nasıl yeneceğini bilmiyordu. Yol çok zorluydu ve Fırtına çok zorlanıyordu. Donmuş ovalarda yol almanın zor olacağını artık öğrenmişlerdi.

Bir süre sonra Elenna ileride bir ayak izi gördü. Ayak izi çok büyüktü. Tom bu izin Nanuk'a ait olduğundan emindi. Yola devam ettiler. Fırtına çok zorlanıyordu. Bu yüzden fırtınanın üzerinden indiler ve yola devam ettiler. Gece oluyordu, Tom ve Elenna karı kazarak kendilerine minik bir yuva sığınak yaptılar. Orada uyuyacaklardı. Maalesef Fırtına'yı kapı olarak kullanmak zorunda kaldılar ve Fırtına'nın arkasını battaniye ile kapattılar. Sonra uyudular.

Ertesi sabah, uyandılar ve yola devam ettiler. Yolda giderken, uzaklarda bir varlık gördüler. Kıpırdıyordu ve çok büyüktü. Tom ve Elenna bunun Nanuk olduğuna emindiler. Varlığa doğru gitmeye başladılar. Ama varlık Tom ve Elenna'dan uzaklaşıyordu ve çok hızlıydı. Ortadan bir anda yok olmuştu. Nanuk'u son gördükleri yere doğru gitmeye başladılar.

Fırtına'nın üzerinde olmadıkları için yavaş gidiyorlardı. Nanuk'u son gördükleri yere geldiklerinde Nanuk ortalarda yoktu. Tom içinden "Damarlarımdaki kan akmaya devam ettikçe bu göreve devam edeceğim" dedi ve yola devam etti. Nanuk şu an çok kötü şeyler yapıyor olabilirdi. Onu hemen durdurmaları gerekiyordu.

Tom ve Elenna tekrar Fırtına'nın üstüne bindiler. Tom Nanuk'un yakınlarda olduğunu hissediyordu. Gümüş bir koku almıştı. Gümüş'ü takip etmeye başladılar. Gümüş dik bir yokuştan yukarıya doğru giden bir yolu izlemeye başladı.  Gümüş çok hızlıydı, Gümüş'e yetişemiyorlardı. Gümüş bir yerde kayboldu. Gümüş'ün gittiği yönden devam ettiler. Elenna Gümüş'ü bir an önce bulmak istiyordu. Onu şimdiden çok özlemişti.

Elenna Fıtına'nın üstünden inip Gümüş'ün gittiği yöne doğru koşmaya başlamıştı. Gümüş onun evcil hayvanıydı ve Elenna onu çok seviyordu. Tom ve Fırtına, Elenna'nın arkasından hızlıca geliyorlardı. Tom ve Fırtına hızlıca Elenna'ya yetiştiler. Tom, Elenna'yı Fırtına'nın üstüne almıştı bile. Tom ve Elenna Gümüş'ü bulmuşlardı. Gümüş bir kızağın yanında bekliyordu. Kızağa binip yola devam ettiler. Kızağı Gümüş çekiyordu.

O sırada altlarının buz olduğunu bilmiyorlardı. Kızak çok ağırdı ve buzu kırdı. Elenna arkada olduğu için buzun içindeki soğuk suya düştü. Tom Elenna'yı kurtarmak için atladı. Su o kadar soğuktu ki, Tom, Elenna'yı kurtarıp kurtaramayacağını bilmiyordu. Çok çabalayarak Elenna'yı kurtarmayı başarmıştı; bu çok zor olmuştu. Tom Elenna'nın üstüne bir battaniye örttü ve yola devam ettiler.

Nanuk'u bulmuşlardı. Tom Nanuk'un boynunda bir çan olduğunu gördü. O çanı çıkarırsa Nanuk'un eski haline döneceğinden emindi. Nanuk'a çok yaklaşmışlardı. Nanuk, Tom'u görmüştü. Tom'a doğru ilerlemeye başladı ama Tom kılıcını alıp Nanuk'un boynuna doğru atıldı. Neredeyse boynuna gelmişti. Çok azcık yukarıya tırmanıp Nanuk'un boynundaki o çanın ipini kesmeye çalıştı ama Nanuk çok sallanıyordu. Tom'u üzerinden atmaya çalışıyordu. Ama Tom Nanuk'un çanının ipini kesmeyi başarmıştı.

O anda Nanuk Tom'u aşağıya indirdi. Çünkü artık iyileşmişti. Nanuk, Tom, Elenna, Gümüş ve Fırtına'ya veda etti ve Tom'a bir hediye verdi. Bu hediye, hemen kalkanına yerleşti. Bu Nanuk'un çıngırağıydı.  O sırada önlerinde büyücü Aduro belirdi. Büyücü Aduro, Tom'a ve Elenna'ya bir sonraki görevlerinin Alev Kuşu Epos'u yenmek olacağını söyledi ve onlara çok teşekkür etti.

Aduro gidince Tom ve Elenna'da donmuş ovalardan uzaklaştılar.


SON 
                                                                                                                                                                     

Ben bu kitaptan, hiç pes etmezsek her şeyi başarabileceğimizi öğrendim. Peki siz ne öğrendiniz? Lütfen yorumlara yazınız...


























22 Temmuz 2015 Çarşamba

Oliver Twist (Charles Dickens)



Hikaye, yolda, evde, geçiyor.

Hikayenin kahramanları,

  • Oliver Twist,
  • Hasta bakıcı Sally,
  • Bay Bumble, (Güçsüzler Evi'nin müdürü)
  • Bay Grimwig,
  • Bay Brownlow,
  • Bay Monks,/ Gerçek ismi: Edward Leeford+Oliver'ın Ağabeyi
  • Bayan Rosa,
  • Bayan Nancy,
  • Bill Skyes,
  • Bayan Maylie,
  • John Dawkins,
  • Bay Fagin,
  • Charley,
  • Bay Sowerberry,
  • Bayan Sowerberry,
  • Charlotte,
  • Noah,
  • Doktor Losberne,

Bir gün iki arkadaş yolda giderken bir kadına rastladılar. Kadın yalpalayarak yürüyordu. İki arkadaş onu Güçsüzler Evi'ne götürdüler. Hasta bakıcı Sally kadının doğum yapmak üzere olduğunu müdüre bildirdi. Bu arada o iki adam da gitmişti. Hasta bakıcı Sally kadının doğum yapmasını sağladı. Kadın doğurduktan birkaç dakika sonra öldü. Polisler bu kadının kimliğini araştırmaya başladılar. Müdür doğan çocuğun ismi Oliver Twist koydu.

Oliver birkaç yılını bu güçsüzler evinde geçirdi. Sonra kilisenin bakım evine verildi. Kilise devletin yönetimindeydi. Oliver yeni evinin nasıl bir yer olduğunu çok merak etmeye başlamıştı. Bay Bumble Oliver'ı kilisenin bakım evine bıraktı. Oliver bu bakım evinde kendine yeni arkadaşlar edindi. Bir gün arkadaşlarından en şişman olanı Oliver'a şöyle dedi: "Biz çok açız, gidip yemekleri dağıtan ablaya söyleyebilir misin?". Oliver'da "neden ben?" diye sordu. Diğerleri: "Çünkü sen yeni geldin ve çok cesursun" dediler.

Oliver gidip abladan tekrar yemek istedi. Sonra oradaki abla Oliver'ı kulağından çekip müdürün odasına götürdü. Müdür onu karanlık odaya hapsetmelerini istedi. Oliver orada beş gün kaldıktan sonra Bay Bumble Oliver'ı gelip aldı ve Oliver tekrar kilisenin bakım evine geldi. Birinci gün Oliver
hiç yaramazlık yapmamıştı ama ikinci gün aynı şeyleri oradaki arkadaşları da söyledi. Oliver tekrar gidip doymadıklarını ve daha çok lapa istediklerini söyledi.Abla kilisedeki gibi onu kulağından tutup Bay Bumble'ın yanına götürdü. Bay Bumble onun karanlık odaya hapsedilmesini istedi.

Müdür Bumble güçsüzler evinin kapısına bir ilan asmıştı. "İyi bir evlat ya da çalışkan bir yardımcı mı arıyorsunuz? Öyleyse Oliver Twist tam size göre. Oliver 10 yaşında oldukça zeki, çalışkan, uysal, güçlü ve becerikli bir çocuğumuzdur. Böyle bir çocuk arayanlar lütfen yönetimimize başvursunlar. Çocuğun birkaç aylık bakımı için parasal destek verilecektir." Müdür Bumble Oliver için hiç de inanmadığı kelimeleri yazmıştı. Başkalarının ilgi duyacağına inanıyordu.
4
Bay Sowerberry bu ilanı görünce hemen Bay Bumble'ın yanına gidip çocuğu istedi. Oliver beş gün karanlık odada durduktan sonra karanlık odadan çıkmıştı. Sonunda gün ışığı gördüğüne çok sevinmişti. Gözleri ışığa alışmadığı için acıyordu. Bay Sowerberry Oliver'ı alıp evine götürdü. Evdekiler Oliver'a çok kötü davranıyordu. Oliver buradan dört gün sonra kaçmaya karar verip beşinci gün ay ışığının altında kaçtı.

Bay Sowerberry'nin evindeyken onların hep Londra'dan bahsettiğini duymuştu. Oradakilerden çok sıkılmıştı ve Londra'ya gidiyordu. Londra'ya giderken o kadar açtı ki, neredeyse bayılacaktı. En sonunda bir kasabanın kenarında bir evin karşısında oturdu. Bir teyze onu görüp ona birazcık yemek verdi. Oliver o teyzeye oradan ayrılırken çok fazla kez teşekkür edip oradan ayrıldı. Kasabadan ayrılacakken John adında başka bir çocukla karşılaştı.

John onu bir lokantaya götürüp iyice doymasını sağladı. John Oliver'a birlikte Londra'ya gidelim mi diye sordu. Oliver kabul etti. Yolda giderken artık bir arkadaşı olacaktı. John Orada Fagin diye bir arkadaşının olduğunu söyledi. Fagin'in Oliver'a yardım edebileceğini söyledi. John ile yola çıktılar. Londra'ya ulaştıklarında John onu Fagin'in evine götürdü. Oliver onların aslında yan kesici olduklarını bilmiyordu.

Fagin orada Oliver'a yankesiciliği öğretmişti. Oliver ilk görevinde John ve Charley'in arkasından gidiyordu. Bay Brownlow adında birisinin cüzdanını çalacaktı ama yapamadı ve bunu John ve Charley yaptı. Sonra Bay Brownlow bunu Oliver'ın yaptığını düşünüp onun arkasından koşmaya başladı. Oliver da bu arada koşuyordu. Bay Brownlow kitapçıdan aldığı bir haberle bunu Oliver'ın değil başka iki kişinin yaptığını ve onların yan sokakta olduğunu öğrendi.
8
Bay Brownlow Oliver'a çok iyi bakıyordu çünkü onu yanlışlıkla suçlamış; bu sebepten dolayı evine almıştı. Yankesiciler beş gün sonra Oliver'ın yerini saptayıp kitapçıya giderken onu kaçırdılar. Yankesicilerin başkanı Fagin Oliver'ın yepyeni giysiler giydiğini görünce "çıkar bunları ve şu eskileri giy" dedi. Oliver eskileri giydi. Fagin yeni kıyafetin ceplerini karıştırıp birkaç pound buldu.

Yankesiciler Oliver'ı suçlamak için bir soygun yapacaklardı. Ertesi gün soyguna Bill Skyes ve Oliver gideceklerdi. Soygun yerine geldiklerinde Oliver gidip bir çalının arkasına saklandı. O anda onlara beklenmedik bir mermi yağmuru başladı. Oliver kaçmaya çalışırken kolundan vuruldu. Bill Skyes yanındaki tabancayla kendini koruyordu. Oliver bu arada oradaki evin içine girip kapıyı kalan tüm gücüyle çaldı. 

Kapıyı açan yaşlı bir bayandı. Onu içeri aldı. Sonra da Doktor Losberne gelince Oliver'ı tedavi etti. Oliver birkaç gün sonra iyileşti. Orada Bayan Rosa ile çok iyi arkadaş oldular. Oliver Rosa'ya artık 'abla' diyordu. Birkaç gün bile ayrı kalsalar çok üzülüyorlardı. Yaz olunca Bayan Maylie ona yazlık evini gösterdi. Ertesi gün de yazlık evine gittiler. Oliver orada denize girdi. Rosa da Oliver'a yüzme dersi veriyordu.

O akşam Oliver camdan bakınca kapıda iki adam gördü. Birisinin Fagin olduğunu biliyordu ama diğerini tanımıyordu. Aslında o Oliver'ın abisi Monks'tu. Gerçek adı Edward Leeford'tu. Ertesi sabah, tekrar eski evlerine döndüler. O akşam Nancy adında bir kız onların bulunduğu eve gidip zili çaldı. Kapıyı Bayan Rosa açmıştı. Bayan Rosa'ya Oliver'ı yok etmek için bir plan hazırladıklarını ve bu planı çok yakında gerçekleştireceklerini söyleyip gitti. Şunu da söyledi: "Londra köprüsünün altında buluşup konuşabiliriz."
12
Oliver Rosa'ın yanına gidip "Bay Brownlow'u tanıyormusun?" diye sordu. Rosa "tanıyorum" diyince, "beni onun yanına götürür müsün" diye sordu. Rosa da "bu aşkam hemen şimdi gidebiliriz" dedi. Oliver "hemen şimdi gidelim" dedi. Bay Brownlow kapıya bakınca Oliver'ın geldiğini gördü. Bay Brownlow çok sevinmişti. Rosa Bay Brownlow'a Nancy'den aldığı bilgileri aktardı.

Ertesi akşam Rosa ile Bay Brownlow Nancy ile görüşeceklerdi. O akşam konuşurlarken Charley, Nancy'yi izlediği için bütün hızıyla Fagin'in evine doğru koştu. Fagin'in evine varınca gördüklerini hemen Fagin'e anlattı. Bunu Bill Skyes da öğrenince Nancy'yi öldürdü ve çekip gitti.

Bay Bumble Oliver'in iyi bir çocuk olduğunu öğrenince hemen Londra'ya gidip Bay Brownlow ile konuştu. Bay Brownlow Monks adında birisiyle konuşacaklarını söyledi. Monks'un evine gidip kapıyı çaldılar. Monks kapıyı açınca Bay Brownlow içeri girip "Merhaba Bay Monks, gerçek adıyla Edward Leeford". Monks bunları nereden bildiğini hiç soramadan donup kaldı. Sonra da arkadan Bay Bumble içeri girdi ve ona bir belge uzattı. "Bu belgeyi imzalamazsan seni hapse attırırız" dedi. Monks bunu imzalayınca babasından kalan miras Oliver'a verildi.

Oliver artık çok güzel bir yaşam sürüyordu.


SON


Ben bu kitaptan yoksulluğun çok zor bir durum olduğunu öğrendim. Örnek olarak varlıklılar yoksullara yardımları edebilirler.  Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.


19 Temmuz 2015 Pazar

At-Adam Tagus (Adam Blade)




Hikaye, yolda, düzlükte ve hapishanede geçiyor.

Hikayenin kahramanları,
  • Tom,
  • Ellenna,
  • Tom'un atı Fırtına,
  • Ellenna'nın kurdu Gümüş,
  • Victor (çoban),
  • At-Adam Tagus
Victor bir anda uyandı, sonra hemen sürüye baktı; sürü sakince otluyordu. Kabus gördüğünü düşündü. Dün dört tane buzağı telef olmuştu. Bunu kimin yaptığını kimse bilmiyordu. Sonra Victor hiçbir şey olmadığını anlayınca tekrar uyumaya çalıştı ama başaramadı. Daha sonra toynak sesleri duymaya başladı. Toynak sesleri gittikçe yakınlaşıyordu. En sonunda Victor'un yanında bir at belirdi. Atın yarısı insan yarısı attı. Sonra da Victor'a saldırıp sürünün yanına gitti. Victor kafasına aldığı darbe sonucuyla daha fazla şey göremedi ve bayıldı.

Tom, haritaya bakıp nereye gideceklerini öğrendi. Orta Ovalar'a gideceklerdi. Yola hemen koyuldular. Yolda giderken, akşam oldu ve bu nedenle kamp kurmak zorunda kaldılar. Ertesi gün yollarına devam ettiler. En sonunda Orta Ovalar'a gelmişlerdi. Orta Ovalar'da bir sürü hayvan kaçıyordu. Arkalarında da bir at-adam vardı. Tom ve Elenna, Fırtına ve Gümüş ile birlikte sürünün içine karışıp kaçmaya başladılar. 

Arkalarındaki at-adam o kadar hızlıydı ki Fırtına'nın ondan hızlı olması biraz zordu ama Fırtınanın hızı ile sürünün hızı aynıydı. Arkalarındaki at-adam gittikçe onlara yaklaşıyordu. Bu nedenle sürü hızını arttırdı. Fırtına da hızlandı. En sonunda birkaç tane koyun arkada kaldı ve at-adam onları öldürüp yedi.

Tom yakınlarda iki tane insan görmüştü. Elenna, Gümüş ve Fırtına'yı yemek bulmaları için göndermişti. Bu nedenle yalnızdı. O adamlar sürünün kaçtığını gördüğünde onları durdurup sayısına baktı. Birkaç koyun eksik olduğu için bunu Tom'un yaptığını düşünüp onu yakaladılar ve elindekileri aldılar. Onu bir kasabaya götürüp kasabanın belediye başkanı ile görüştürdüler. Tom'un birkaç koyun öldürdüğünü düşündükleri için onu hapse attılar.
4
Tom, hapishaneye girdiği için üzülmüştü. Aslında o hiçbir şey yapmamıştı. Oradan arada sırada geçip giden bir nöbetçi vardı. Nöbetçi bir ucubeye benziyordu. Tom, nöbetçiye oradan ayrılırken bana neden yemek vermedin diye sordu. Sonra hemen aklından bir plan hazırlayıp planı hemen uyguladı. Eline hemen bir pamuk alıp anahtar deliğine soktu.

Sonra orada durup bekledi. Nöbetçi kapıyı açıp ona yemek verip gitti. Kapıyı kilitleyince pamuk yere düştü ve kapı açık kaldı. Tom nöbetçinin gitmesini bekledikten sonra kapıyı açıp dışarı çıktı. Sonra eşyalarını aramaya başladı. Eşyalarının bulunduğu odaya girdiğinde eşyalarını göremedi. Sonra kapının olduğu tarafa bakınca eşyalarını gördü ve onları alıp oradan çıkmaya çalıştı. O sırada nöbetçi onu görmüştü. Nöbetçi onu yakalamaya geldiği için Tom hemen balkona çıktı.

O sırada Elenna Tom'un orada olmadığını fark etmişti. En son nerede olduğunu biliyordu. Sonra Gümüş ayak izleri buldu ve o izleri takip etmeye başladı. En son hapishaneye geldiler ve Tom'u orada aramaya başladılar. hapishanenin etrafında dönerken Tom'u balkonda görmüşlerdi. Elenna Tom'a kalkanını fırlattı. Tom kalkanı alıp aşağıya yavaşça indi. Çünkü Arkta'nın vermiş olduğu tüy onu düşerken yavaşlatıyordu.

Tom aşağıya inip kaçtı. Elenna'ya onu nasıl bulduklarını sordu. Elenna da "Gümüş ayak izlerini görüp o izleri takip ettiği için seni bulabildik" dedi. Sonra tekrar Orta Ovalar'a döndüler. Orta Ovalar'da at-adamı bulmaya çalışıyorlardı. At-adamı ararken Victor'u bulmaya başardılar. Tom ile Elenna onu tanımıyorlardı. Onla karşılaşınca Tom ne olduğunu sordu. Victor Tagus adında bir at-adamın ona saldırdığını ve kafasına vurduğunu söyledi.

Tanıştıktan sonra onu kasabaya götürüp bıraktılar. Belediye Başkanı'nın çocuğu olan Victor Tom'a teşekkür etti. Artık Tom'un masum olduğu kanıtlanmıştı. Tom ve Elenna tekrar Tagus'u aramaya döndüler. Tagus'u gördükten sonra Tom onun yanına gitmek için dereyi geçmesi gerekiyordu. Dere en fazla beş metre olduğu için Fırtına'nın geçmesi kolaydı. Fırtına geriye çekilip bütün gücüyle atladı. Sonra hızlıca koşup dereyi geçti.

At-adam yakınlarda olduğu için onlara saldırmaya hazırlanıyordu. Tom bir anda atın ayağında altın bir nal olduğunu fark etti. Onu sökebilirse at-adam'da artık özgür kalıp Avantia'yı koruyacaktı. Fırtına Tagus'tan kaçmaya başladı. Tom Fırtına'nın üstünde olmadığı için Tagus Tom'a bir çitme attı. Tom sersemlemişti. Sonra nala bakınca biraz gevşemiş olduğunu gördü. sonra kılıcını alıp hemen altın nalı söktü ve at-adam özgür kaldı.

Biraz sonra Aduro karşılarında belirdi. Aduro onlara bir sonraki canavarın Kar Canavarı Nanuk olduğunu söyledi. Tom Aduro ile biraz daha konuşup Aduro'nun görüntüsünün kaybolmasını izledi. Sonra Nanuk'un olduğu Donmuş Ovalar'a doğru yola çıktı.



SON 


Ben Ali Toprak Dalkıran, bu kitaptan her şeyi yapmadan önce düşünmenin faydalı olacağını çıkardım. Peki siz ne çıkardınız? Lütfen yorumlarınızı yazınız.

31 Mayıs 2015 Pazar

Dağ Trolü Arkta (Adam Blade)



Hikaye, Dağlarda, kasabada ve yollarda geçiyor.

Hikayenin kahramanları,
  • Tom
  • Ellenna
  • Gümüş (Ellenna'nın kurdu)
  • Fırtına (Tom'un atı)
  • Aduro
  • Dağ Trolü Arkta
  • Jack
  • Jack'in babası
Birgün Jack, babası ve kabile yolda ilerliyordu. O anda bir sarsıntı hissettiler. Herkes durdu ve etrafa bakındı. Ama etrafta kimse yoktu. Yollarına devam ettiler. Sonra yine bir sarsıntı oldu ve o anda toprak kaymaya başladı. O sırada Jack bir ağaç kadar büyük bir canavar gördü. Toprak kayması bitince kabile yola devam edemedi çünkü yolları kapanmıştı. Artık geri dönmek zorundaydılar.

Tom ve Ellenna yola çıkmışlardı. Acaba Arkta orada ne yapıyordu. Tom ve Elenna bunu düşünüyordu. Fırtına o kadar hızlıydı ki kendilerini bir anda arktanın olduğu yerde buldular. İlerlerken önlerine bir kabile çıktı. Geri dönüyorlardı. Tom onlara sordu "Neden geri dönüyorsunuz?". Kabilenin başkanı söyledi "Çünkü, orada oğlumun söylediğine göre dev bir canavar varmış ve toprak kayması oluyor. Bu yüzden geri dönüyoruz."

Tom, Elenna'ya fısıldayarak birşey söyledi; "Bu Arkta olmalı.". Elenna da "Bence de" dedi. Sonra öne çıkan kişi; "Siz ileri mi gideceksiniz" diye bir soru sordu. Tom da "Evet" dedi. Öne çıkan kişi, "Size iyi yolcuklar, zorlu bir yolculuk olacağı için size biraz erzak vereceğiz" dedi. Elenna bu erzakları aldı ve yola devam ettiler. Yolda ilerlerken Fırtına durdu. Tom ne olduğunu anlamıştı. Toprak kayması oluyordu. Toprak kaymasına habersiz yakalanmışlardı ve şu anda aşağıya doğru iniyorlardı.

Tom bir yere tutunmaya çalıştı ama olmadı. Fırtına aşağı batmamıştı ama her an düşebilirdi. Dengesini kaybetmemek için herşeyi yapıyordu. Elenna fırtınanın üzerinden düştü. Sonra, Fırtına da düştü. Çünkü üzerindeki yük gitmişti. Elenna, Fırtına'ya tutunmaya çalışıyordu ve Gümüş'ün nerede olduğunu görmeye çalışıyordu. Tom bir kayaya tutunmayı başarmıştı ve oradan Elenna'ya bağırıyordu "Fırtınaya tutun".
4
Tom, kayaya tutunduğu için şanslıydı ama ona doğru gelen bir kaya yüzünden tuttuğu kayayı bırakmak zorunda kaldı. Elenna o sırada gümüşü görmüştü ve ona doğru gitmeye çalışıyordu. Ama o sırada Tom'un dediğini hatırladı. O sırada Gümüş'e doğru gitmeyi bırakıp Fırtınayı tutmayı başardı. Tom da tekrar kaymaya başlamıştı. Hepsinin arkasından o geliyordu ve düşen ağaçlardan biri ayağını kesti. Tom'un canı çok acımıştı ama kaymaya devam ediyordu.

En sonunda, toprak kayması bitti ve grup tekrar toplandı. Şimdi bir kamp kurmaları gerekiyordu. Kamp kurduktan sonra verilen erzaktan birazcık alıp yediler ve uyudular. Ertesi gün, bir kasabaya doğru yola çıktılar. Gümüş önlerinde, Fırtına arkasında ve Fırtına'nın üstünde Tom ile Elenna vardı. O gün kasabaya ulaşmışlardı. Kasabada bir soygun yaşandığını duymuşlardı ve hemen oraya doğru gittiler.

Hırsızlar kaçıyordu. Ama o sırada da yine toprak kayması başladı ve hırsızların o anda girdiği evin üstüne kayalar düştü. Hırsızlar o evden çıkamadılar. Bazıları orada kalıp ölsünler diyordu. Bazıları ise onları kurtaralım bir daha yapmazlar diyordu. Tom ve Elenna kurtaralım bir daha yapmazlar diyenlerin yanındaydı ve onları kurtarmaya gittiler.

Toprak kayması bitince Tom kapıyı kırarak hırsızları o evden çıkardı ve onları kasabanın belediye başkanına teslim etti. Hırsızlardan biri Arkta'nın nerede olduğunu Tom'a söyledi. Tom da o hırsıza teşekkür etti ve yollarına devam ettiler. Tom Fırtına'yı yola göre sürüyordu. Gümüş gösterilen yönün tam tersi olan yöne gitti. Tom ve Elenna da Gümüş'ü takip etmek zorunda kaldılar. Sonra önlerinde Gümüş'ü buldular. Gümüş duruyordu.
8
Sonra yine yer sarsıldı ve toprak kayması başladı. Elenna ve Gümüş bir mağaranın içine girdiler ama kayalar mağaranın girişini kapattı. İçerideki hava gittikçe azalıyordu. Toprak kayması durunca Tom Fırtınanın toprağa saplanmış olduğunu gördü ama şimdi Fırtına'yı kurtaramazdı çünkü arkasından Arkta geliyordu. Tom, Arkta'nın gözünün bağlı olduğunu gördü. Demekki canavar bu yüzden bu kadar sinirliydi. Tom'un bu düğümü çözmesi gerekiyordu.

Tom bir anda uçurumun kenarında olduğunu gördü. Arkta, çok hızlı olduğu için orada duramadı ve düştü. Bir kayaya tutunuyordu. Tom da bunu fırsat bilerek Arkta'nın koluna atladı ve kafasına doğru inmeye başladı. Arkta Tom'dan kurtulmaya çalışıyordu ama Tom düğüme yapışmış gibiydi. O sırada Arkta düştü ve Tom düğümü çözemedi. Ama düşerken Arkta bir yere tutunmayı başardı. Tom da düğümü çözemediğinden havaya uçmuştu çünkü düğümü bırakmıştı.

Yanına baktığında Arkta'yla arasında bir metre vardı. Tom yana atladı ve Arkta'nın düğümünün olduğu yere tekrar geldi ve düğümü hemen kesti. Arkta özgür kalınca kendini yukarı çekerek Tom'u da kurtardı ve Elenna ve Gümüş'ün yanına doğru gitti. Mağaranın önünü kapatan kayaları çekince Tom ve Gümüş hemen dışarı çıktı. Fırtına da bir şekilde kurtulmuştu.

O sırada Aduro ortaya çıktı ve Tom'a Arkta'nın tüyünü kalkanına takmasını istedi. Bu tüy Tom'u yüksek yerlerden düşünce, düşüşünü yavaşlatacaktı. Tom, Aduro'ya bu bilgi için teşekkür etti ve yeni görevlerinin ne olduğunu sordu. Yeni görevleri At Adam Tagus'u yenmekti. Aduro ortadan kaybolup gitti. Tom ve Elenna yola çıktılar.


SON



Ben, bu özetten kendimizi yapacağımız işe alıştırmamız gerektiğini öğrendim. Peki siz ne öğrendiniz? Lütfen yorumlara yazınız...















































25 Mayıs 2015 Pazartesi

Ateş Ejderhası Ferno (Adam Blade)



Hikaye, yolda, sarayda, köyde ve ormanda geçiyor.

Hikayenin kahramanları:

  • Tom,
  • Elenna,
  • Edward,
  • Kral Hugo,
  • Aduro,
  • Caldor,
  • Gümüş (Elenna'nın kurdu),
  • Fıtına (Tom'un atı),
  • Ferno (Ateş Ejderhası),
  • Hızlı Taladon (Tom'un babası).


Caldor Ateş canavarını yani Ferno'yu yakalamaya çalışmıştı ama başaramamıştı. Edward onu aradı ama bulamadı. Ejderha onu alıp götürmüştü. Edward üzgünce ustasının yokoluşunu Kral Hugo'ya anlatmak için yola çıktı.

Tom düşmanına sert sert bakıyordu. "Herşeyi bırak hain" dedi Tom. Hain bırakmayınca ona sert bir darbe vurdu. Sonra Tom, tarlalara doğru gitti. Tarlalara geldiğinde tarlaların üstünden dev bir canavar geçtiğini gördü ve o anda bütün tarla yanmaya başladı. Tarladaki bütün ekinler yok olmuştu.Tom buna çok üzüldü ama bunu kimseye anlatmadı. Tom evine doğru yola çıktı. O anda köyde bir yangın çıkmıştı. Tom buna çok şaşırmıştı. bunu da o canavarın yaptığını düşündü.

Tom köyün isteğiyle Kral Hugo'ya gidecekti. Tom ertesi gün yola çıktı. Yolda, çok yavaş ilerlediğinden altı günde saraya vardı. Sarayda bir hizmetçi kılığına girerek kralın yemeğini götürdü. O sırada, oraya birisi geldi. Tom onun kim olduğunu bilmiyordu ama yırtık kıyafetler giymişti. Kral ona adının ne olduğunu sordu. Edward diye cevap verdi. Kral Hugo, Edward ile konuşmaya başladı; "Neden buraya geldin?"

Edward cevapladı; "Çünkü, ustamı bir canavar alıp götürdü. Nerede olduğunu bilmiyorum." O sırada muhafızlar, Tom'u gördü ve onu yakaladılar. Kral yüzünün aynı Tom'un babası olan Hızlı Taladon'a benzediğini gördü. O sırada Aduro araya girdi; "Sen kimsin, senin adın ne?" dedi. Tom hemen yanıtladı; "Benim adım Tom" dedi. Sonra Edward Kral Hugo'ya bir altın anahtar verip gitti.

Sonra kral bu anahtarı Adura'ya verdi. Aduro bu anahtarın sihirli olduğunu söyledi ve bu anahtarı Tom'a verdi. Aduro ona Avantia'da ne olduğunu anlattı. Tom da bunu öğrenince bir zorlu göreve gideceğini de duydu. Bu görevler çok önemliydi ve gizliydi. Tom'un bunu kimseye söylememesi gerekiyordu. Tom'a gerekli kıyafet, sihirli harita, bir kılıç ve bir kalkan verildi. Hızlı gitmesi için de bir at!.. Tom'a bu atın isminin Fırtına olduğunu söylediler.

Tom ertesi gün yola çıktı ve bir ormana ulaştı. Ormanda ilerlerken önüne düşmanlar çıktı. Bu Tom'un ilk mücadelesi olacaktı. Tom hemen kılıcını çıkartıp, onlara gösterdi. Düşmanlar birazcık korkmuşlardı ama saldırmaya devam ettiler. O anda bir kurt ortaya çıktı ve Tom'u kurtardı. Tom bu kurta hayatını borçluydu. Şimdi bütün düşmanları geri püskürtmek için Tom ve Kurt düşmanlara doğru gitti.

Düşmanlar çok korkup kaçtılar. O sırada bir kız ortaya çıktı. Tom, kurta hayatını borçlu olduğu için o kıza görevini anlattı ve ona adını sordu. Kızın adı Elenna idi. Elenna kurdunun ismini Tom'a söyledi. Kurdun ismi Gümüş'tü. Artık Elenna, Tom, Fırtına ve Gümüş iyi bir takım olmuşlardı. Tom Elenna'ya neden burada olduğunu sordu. Elenna; "Çok kötü bir dönemdeyiz, hiç yemeğimiz kalmadı." dedi. "Avlanmaya gelmiştik." diye ekledi.

Tom da "biz de Ferno'yu özgürlüğüne kavuşturmak için gelmiştik." dedi. Tom, Elenna'ya "Şimdi yola çıkmam gerek, istersen sen de gel." dedi. Elenna, "Tabiki de gelilirim" dedi. Birlikte yola çıktılar.

Tom, cebinden sihirli haritayı çıkardı ve daha ne kadar yolları kaldığına baktı. Az yolları kalmıştı. Fırtına o kadar hızlıydı ki, uzun yolları birkaç saatte gidebiliyorlardı. Çok yolları olmadığı için Fırtına yavaş gidiyordu. Gidecekleri yere varmışlardı. Tom Fırtına'nın sırtından indi ve Ferno'nun yaşadığı bölgeye gitti. Arkasında kalkanı, cebinde bir sihirli haritası ve diğer cebinde bir altın anahtarı vardı.

O sırada Ferno ortaya çıktı. Tom gerekli anı bekliyordu ve bir anda Ferno'nun kuyruğuna atlayıp yukarıya doğru tırmanmaya başladı. Çünkü altın tasma boynundaydı. Ferno, bir anda sallanmaya başladı. Tom'u üzerinden atmak istiyordu. Ama Tom tasmaya öyle sıkı tutunmuştu ki oradan düşmüyordu. Ama bir anda altın anahtar elinden kaydı ve yere düştü. Elenna onu yerden alıp okuna taktı ve Tom'a fırlattı.

Tom gerekli anı yakalayıp altın anahtarı Ferno'nun tasmasına taktı ve çevirdi. Artık Ferno özgürdü. Ama Tom'un tutunacak bir yeri kalmadığı için yere düştü. Fakat Tom mutluydu. Çünkü Ferno'yu özgür bırakmıştı. Bir anda bir ağacın üzerinde bir pul belirdi ve ağacın yanında birisinin yüzü vardı. Tom ağaca doğru yaklaşıp bu yüzün Adura'ya ait olduğunu gördü. Aduroyla uzun uzun konuştular. Aduro bir sonraki görevinin Deniz Yılanı Sepron'u yenmek olduğunu açıkladı.


SON

Ben bu kitaptan hiç pes etmediğimiz zaman herşeyi başarabileceğimizi öğrendim.